Neydi Ne Oldu? ( Prenses Süreyya )

16:56


Evet sizlere ilginç hikayeler anlatmaya devam ediyorum.Bu haftaki konuğum Prenses Süreyya . Kendisi çok çekmiş bir insan,okurken arada duygulanabilirsiniz.En son konuğumuz Elvis Presley 'di. İncelemenizi öneririm tabiki ki. Ayrıca Prenses Süreyya'yı pek duymamış olabilirsiniz.Okurken duygulanabilirsiniz benden söylemesi.Prenses Diana'dan sonra bir Prenses''in daha dramı çok kötü.Hadi o zaman "Sürgündeki Prenses" neler yaşamış ona bakalım;

Soraya İsfendiyari Bahtiyari (Prenses Süreyya) 22 Haziran 1932 de İran'da dünyaya geldi.Adını annesi ile babası "Yedi Yıldız" anlamına geldiğinden koymuş.Hayatında "Yedi"nin anlamı aslında çok büyük olmuş olan Süreyya'nın bu tesadüflerini annesi bir kitapta toplamış hatta.Neyse baba tarafından İran'ın köklü ailelerinden birindeydi.15 yaşında ailesiyle tatildeyken babasına "ben artist olmak istiyorum" der.Babası ise "Kendini bilen İranlıların ünlü olmadıklarını" söyler ve bu konu o günden sonra bir daha açılmaz.
18 yaşındayken İran Şah Pehlevi'nin kız kardeşi Prenses Şems ve Süreyya'nın halası aracılığıyla resimde gördüğü Süreyya'nın zümrüt yeşili gözlerine vurulmuştu.Hemen onu saraya davet ettirdi.Bu haberi duyan Süreyya ilk iş annesine haber verdi.Bu davetin anlamını herkes biliyordu,Şah onunla evlenmek istiyordu.Annesi Süreyya'ya isteyip istemediğini sorduğunda Süreyya "Şah'ı tanımıyorum ama resimlerine bakılırsa fena erkek değil.Sportmen,akıllı..Tanıştığımda beğenirsem neden evlenmeyeyim" demiş.Saraya gitme süresinde birçok elbise dikildi Süreyya'ya.O heyecanlı dönemde en çok babası içini rahatlattı "Beğenmezsen evlenmek zorunda değilsin " dedi.Ve karşılaştıklarında Süreyya adeta aşık oldu Şah'a.İki gün içinde nişanları oldu ve muhteşem düğün hazırlıkları başladı.



Düğün yaklaşırken Süreyya tifoya yakalandı ve iyice zayıfladı.Gelinliği ise Christian Dior tarafından yapılıyordu ve tam 20 kiloydu.Gelinlik o kadar ağırdır ki Süreyya taşıyamaz,hatta öyle ki sarayı terzisi gelinliğin eteğinin iç kısmındaki katları keser ve atar.Ayrıca gelinliğin fiyatıda bir o kadar pahalıdır.Ama fiyatını Süreyya bile tam olarak öğrenememiştir.Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra muhteşem bir arabayla Tahran sokaklarına doğru yol alındı.Mermer Sarayı'na geldiklerinde 6 nedime onlara eşlik ediyordu.Televizyonlar törenin her anını çekiyorlardı.Süreyya hayatının cevabı olan "EVET" i dediğinde olacakların hiçbirini tahmin bile edemiyordu.
Tüm kraliçeler gibi o da sosyal yardım projelerine katılıyor,eşiyle seyahatlere katılıyor,sergilerin açılışında vs. de bulunuyordu.Şah günden güne ona daha çok bağlanıyordu,halk da tabi.Fakat Süreyya mutlu değildir.Annesine "Yalnızlığın canını sıktığını" söylemiştir.Zaman böyle geçerken bir türlü beklenen veliaht olmaz.Her gittikleri doktor "Bir çocuğunuz olma umudu yok" diyordu.Bunu duyan Şah devlet ve karısı arasında kalmıştı.Bu mesele devlet meclisinde de konuşulmuş.Sonuçta Prenses'e "evliliğin artık ancak Şah'ın Süreyya'nın üzerine bir evlilik daha yaparsa kabul edilebileceğini" söylediğinde Süreyya çıldırdı ve 14 Mart günü ayrılık haberlerini resmen duyurdular.Şah İran halkına hüzünlü bir mektupla çok sevdiği eşinden ayrılmak zorunda olduğunu belirtmiştir.Bundan böyle Süreyya'nın adını "Sürgündeki Prenses" olarak anılmaya başlandı.
Şah Süreyya'ya çok yüklü bir miktarda servet verdi.Onun ve ailenin tek şartı Süreyya'nın kimseyle evlenmemesiydi.Boşanmadan sonra 3 haftalık süreçte Süreyya odasından hiç çıkmamıştır.Gazeteciler sürekli etrafındadır.Süreyya'nın düzelmesi biraz zaman alır.Bir ara işkadını olmak için adımlar atar fakat yapamaz.Sürgünün ilk durağı olan Roma'da çocukluk hayali olan sinemaya adım attı "Bir Kadının Üç Yüzü" .Süreyya hakkında sürekli dedikoldular dolanıp durdu.Süreyya yeni başlayacağı filme başlamadan rol arkadaşı Franco İndovini'ye aşık olur.Süreyya'nın ikinci ve son aşkıdır.Süreyya birlikteliklerinin 5.yılında gece yarısı aldığı bir telefonla aşkının uçak kazasında hayatını kaybettiği haberini alarak bir kez daha yıkılır.


Bundan sonraki durağı  Almanya oldu.Sonrada kalıcı olarak Paris'e yerleşti.Paris'te katıldığı davetlerde içindeki kalbindeki acı gözlerinden okunan Süreyya, şarkılara da konu oldu. Fransız yazar Françoise Mallet-Jorris tarafından yazılan ve Marie Paule Belle tarafından yorumlanan "Süreyya gibi ağlamak istiyorum, Bir prenses gibi ağlamak istiyorum, Bir asil kadınla birlikte ağlamak istiyorum" sözlerini taşıyan şarkı uzun süre müzikseverlerin dilinden düşmedi.1991'de "Yalnızlıklar Sarayı" adlı kitabıyla hayatını ortaya döktükten sonra kendini insanlardan izole etti.Süreyya'nın bundan sonra tek dostu içki şişeleriydi.Öyleki ölüsünü bile eve gelen hizmetçisi bulmuştur.Ölümünden 8 gün sonra kardeşi ölür.Prenses Süreyya'nın ve kardeşinin komployo kurban gittiklerine dair haberler ortaya atılmış.Paris Prenses Diana'dan sonra Prenses Süreyya'yada mezar olmuştur.Bizlere de bu hüzünlü hikaye kalmıştır.





Prenses Süreyya, "Hayatım" adlı kitabının hüzün dolu son satırları:
Prenses olmanın en beter tarafı, kendinizi göz hapsinde hissetmediğiniz bir dakikanın bile olmayışıdır. Evimde, dört duvar arasında tek başıma olduğum zamanlar bile huzursuz oluyorum... O zaman içimden, güneşli gündüz saatlerinde bile perdeleri çekmek, pancurları indirmek, kapıları kilitlemek geliyor. Güpegündüz ışıkları yakmaya razıyım; tek kimsenin beni gözetlemediğimden emin olayım yeter.


BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

7 kişi dedi ki

  1. Gerçekten baya hüzünlü bir hikayesi varmış Prenses Süreyya'nın. :(
    Yine çok güzel bir yazı hazırlamışsın tatlım. :)

    YanıtlaSil
  2. adını duydum ama araştırmak hiç aklıma gelmemişti teşekkürler her güzel şeyin bir zorluğu vardır !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen her güzel şeyin bir zorluğu var :( beğenmene sevindim o halde

      Sil
  3. acı acı bazı insanların hayatları tamamen sınav...Sevdikleriyle sınanmaları...Birde neden hep olan kadınlara oluyor !!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet nedense çoğusu kadın böyle hayatları olanların.. :( acı dediğin gibi

      Sil
  4. Şah, ilk eşi için karımdı, ikinci eşi yani Süreyya için aşkımdı , Farah Diba için de çocuklarımın annesi demiş...

    YanıtlaSil

Popüler Şekerler

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Subscribe